Yeditepe Taşımacılık A.Ş
Yeditepe Taşımacılık A.Ş, Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini icra eden T. Alp TUĞHAN tarafından İzmir’de 2005 yılında kuruldu.
Lojistik hizmet sektörünün öncü kurumlarından IATA, UTIKAD üyeliğinin yanında WCA’nın (WCA Perishables Network, WCA Pharma, WCA Dangerous Goods) üyesi olarak uluslararası network ağını genişletti. ISO 9001, ISO 27001, Canlı Hayvanlar (Live Animals), Tehlikeli Maddeler (Dangerous Goods), Savunma Sanayi (Defence Industry), Medikal (GDP) gibi sertifikalar ile uzmanlık alanlarını belgelendirdi.
Yeditepe Tanıtım Videosu 2021
HİZMETLERİMİZ
Tüm lojistik ihtiyaçlarınız için bütünsel çözümler
BASINDA BİZ
Firmamız hakkında en güncel haber ve duyurular
YENİ ASIR - TÜRKİYE'NİN GURUR KAYNAĞI
“Türkiye’nin gurur kaynağı” IDEF 2019 Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’na katılan Yeditepe Lojistik firması sahibi Alp Tuğhan, “Türk Silahlı Kuvvetleri, yurt içinde ve sınır ötesinde terörle etkin bir şekilde mücadele ederken, aynı zamanda yerli ve milli savunma sanayimizin de her geçen gün güçlendiğini bu fuarda görmek bir Türk evladı olarak göğsümüzü kabarttı” dedi. Tuğhan, “Savunma sanayi alanında faaliyet gösteren Türk firmalarının da dünya devleri ile yarıştığını yine bu fuarımızda görmekten büyük gurur duyuyoruz. Dünyanın en büyük 100 firması arasına giren bu firmalar Türkiye’nin gurur kaynağıdır” diye konuştu. “2016 yılında Ankara ve Dubai ofislerini açan Yeditepe Taşımacılık, yurt dışında Türk bayrağını gururla dalgalandırmayı hedef almış ve bu yolda değerlerini asla kaybetmeden yoluna devam etmektedir” diyen Tuğhan, “Yüzde yüz Türk sermayesi ile dünya çapında tanınan bir taşımacılık firması olmak bizim misyon ve vizyonumuz” ifadelerini kullandı.
Devamını OkuTRANS MEDYA - SAVUNMA SANAYİ LOJİSTİĞİNDE GÖZLER YEDİTEPE'NİN ÜZERİNDE
Savunma sanayinin lojistiğinde gözler “Yeditepe Taşımacılık”ın üzerinde 18 Ağustos 2021, 16:49 – Lojistik Bu yıl 15’incisi düzenlenen IDEF’21 Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda yerini alan Yeditepe Taşımacılık, ülkemizin savunma sanayinde yaptığı atılıma lojistik hizmetleriyle katkı sağlıyor. Kurulduğu 2006 yılından itibaren savunma sanayinin ihtiyaçlarına en iyi şekilde cevap verdiklerini belirten Yeditepe Taşımacılık’ın Yönetim Kurulu Başkanı Alp Tuğhan, dünyanın dört bir yanında başarılı bir şekilde lojistik operasyonlarını yönettiklerini söyledi. İlk göz ağrısı savunma sanayii Savunma sanayiinde uluslararası ticaretin zirveye çıktığı, son teknoloji ürün ve hizmetlerin sergilendiği IDEF’te, Yeditepe Taşımacılık’ın sunduğu lojistik hizmetler gözler önüne seriliyor. Son yıllardaki atılımlarla birlikte IATA verilerine göre Ege ve Ankara’da birinci, Türkiye genelinde üçüncü sırada yer alan Yeditepe Taşımacılık, ilk göz ağrısı olan savunma sanayisindeki iddiasını da güçlendiriyor. Yeditepe Taşımacılık’ın Yönetim Kurulu Başkanı Alp Tuğhan, lojistiğin ilk olarak askeri kökenli olarak uygulandığını ve daha sonra diğer alanlara yayılmış bir sektör olduğunu ifade etti.
Devamını OkuPOSTA EGE - LOJİSTİKTE TÜRKİYE AVANTAJI
LOJİSTİKTE TÜRKİYE AVANTAJI 18 Nisan 2021 – Pazar Yeditepe Kargo’nun havayolu ve deniz taşımacılığı ile tüm dünyaya hizmet verdiğini belirten Alp Tuğhan, Türkiye’nin lojistikte jeopolitik olarak önemli avantaja sahip olduğunu söyledi. Pandemiden çok etkilenmediklerini belirten Yeditepe Kargo Kurucusu ve Genel Müdürü Alp Tuğhan, çünkü bu konuda bir ilke imza atarak ihracat ürünlerinin dezenfektasyonunu gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Pandeminin ilk dönemlerinde gerekli tedbirleri alarak krizi doğru şekilde yönettiklerini belirten Tuğhan, “Belki de dünyada ilk olarak ihracat ürünlerinin dezenfektasyonunu gerçekleştirdik, bir sertifika ile güvenli olduğunu da kayıt altına aldık. Böylelikle sirkülasyonu da tekrar kontrol altına almış olduk” dedi. Zamanla yarışılan bu dönemde hız ve izlenebilirliğin büyük önem taşıdığına vurgu yapan Tuğhan, bu nedenle Yeditepe Kargo olarak kendilerine ait bir yazılım hazırladıklarını ifade etti. Telefona gönderilecek pop mesajlarıyla kargonun nerede olduğu, konumu ve rötar olup olmadığı gibi bilgilerin fotoğraflarla takip edilebileceğini söyledi. Uluslararası bir takip cihazının bu sisteme entegre edileceğini belirten Tuğhan, IOS ve Android telefonlarda kullanılabilecek bu sistemin Nisan ayı sonunda hizmete sunulmasının planlandığını aktardı. TÜRK FİRMALARININ ÖNEMİ Türk firmaları olarak lojistik sektöründe önemli avantaj sunduklarını belirten Alp Tuğhan, uluslararası firmaların satın almalar yoluyla yerel markaları bünyelerine katarak sektörü yönlendirdiğini söyledi. Bu durumun piyasada tekelleşmeye yol açtığını ve rekabeti azalttığını vurgulayan Tuğhan, ihracatçı firmaların yerli sermayeye sahip ve ülke adına katma değer sağlayan Türk firmalarını tercih etmesinin büyük önem taşıdığını dile getirdi. Türkiye’de dış ticaret olan her yere servis verdiklerini ifade eden Tuğhan, gençlere istihdam sağladıklarını ve ülke parasının ülkede kalması için çalıştıklarını belirtti. Türkiye’nin ticaret hacminin yaklaşık 14,5 milyar dolar civarında olduğunu aktaran Tuğhan, bunun yalnızca 4 milyar dolarlık kısmının İran ile gerçekleştirildiğini söyledi. Sermayesi yurt dışı kaynaklı olan bazı uluslararası firmaların, kendi ülkelerindeki ambargolar nedeniyle İran’a doğrudan mal gönderemediğini belirten Tuğhan, bu taşımaların Türk firmaları tarafından gerçekleştirildiğini ve bunun yerli markaların önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. BÜYÜME DEVAM EDİYOR Yeditepe Kargo olarak 2005 yılından beri kurumsal firmalara çözüm ortaklığı sunduklarını kaydeden Alp Tuğhan, İzmir’de 3, İstanbul’da 3, Ankara, Konya ve Bodrum havalimanlarında birer ofislerinin bulunduğunu söyledi. Yurt dışında da ortak hizmet ürettikleri temsilciliklerinin olduğunu ifade eden Tuğhan, ağırlıklı olarak bozulabilir gıda ve canlı hayvan taşımacılığı alanında hizmet verdiklerini belirtti. Canlı ve donmuş balık taşımacılığı konusunda uzmanlaştıklarını aktaran Tuğhan, bünyelerinde iki adet su ürünleri mühendisinin çalıştığını ve üretim tesisinden son noktaya kadar kontrollü şekilde teslimat gerçekleştirdiklerini söyledi. Bunun yanı sıra Türkiye’nin savunma sanayisinin dünya dağıtımı konusunda da önemli çözümler sunduklarını belirten Tuğhan, güvenlik departmanlarının bu alanda da çözümler ürettiğini ifade etti. Paralı askerlik (PMC) sertifikasına sahip olduklarını vurgulayan Tuğhan, Türkiye’de bu sertifikaya sahip tek acente olduklarını söyledi. Taşımacılık konusunda büyük havayolu firmalarıyla iş birliği içinde olduklarını belirten Tuğhan, toplam 80 personelle hizmet verdiklerini, taşeronlarla birlikte bu sayının 250’ye ulaştığını ve her geçen yıl sektörde büyümeyi sürdürdüklerini sözlerine ekledi.
Devamını OkuE-İhracat ve Mikro Dağıtım Süreçlerinde Güncel Lojistik Sorunlar
E-İHRACAT VE MİKRO DAĞITIM SÜREÇLERİNDE GÜNCEL LOJİSTİK SORUNLAR E-ihracat, dünya ticaretinin en hızlı büyüyen kanalı. Ancak bu büyüme, gümrüklerden son mile kadar pek çok alanda lojistik sektörünü zorlu bir sınava sokuyor. Farklı ülkelerin regülasyonları şirketleri karmaşık prosedürlere boğarken, mikro dağıtım düşük hacimli gönderilerde maliyetleri artırıyor. Teslimattaki en küçük aksaklık müşteri güvenini sarsıyor; izlenebilirlik ise hâlâ birçok firma için eksik bir alan. Bu tabloyu dönüştüren üç ana dinamik öne çıkıyor: yeşil lojistik, teknoloji ve küresel navlun dengeleri. Düşük emisyonlu araçlar, geri dönüştürülebilir ambalajlar ve karbon ayak izi yönetimi artık maliyet kalemi değil, rekabet avantajı. Otonom araçlar, drone’lar ve akıllı depolar lojistiği hız ve verimlilikte yeni bir seviyeye taşıyor. Blockchain ise tedarik zincirinde şeffaflığı yeniden tanımlıyor. Pandemiyle birlikte navlun fiyatları ve konteyner krizleri sektörü en sert biçimde sınadı. Küresel dengesizlikler maliyetleri artırırken, çevresel düzenlemeler de taşımacılığın geleceğini şekillendiren yeni zorunluluklar getirdi. Bugün veri, şirketlerin değişken piyasa koşullarına uyum sağlamasında en kritik sermaye haline gelmiş durumda. Özetle E-ihracat ve mikro dağıtımda her zorluk, aslında sektörün geleceğini yeniden yazıyor. Bu yeni dönemin kazananları; dijitalleşmeyi benimseyen, çevreye duyarlı ve müşteri odaklı şirketler olacak. Geleceğin lojistiği; hız, teknoloji ve sürdürülebilirliği aynı potada eritebilenlerin eseri olacak. Kendime Kısa Notlar… Gümrük ve Regülasyonlar Ülkeler arasındaki farklı gümrük prosedürleri, firmalar için karmaşık süreçler oluşturuyor. Değişken vergi oranları, ihraç kotaları ve bürokratik engeller, ihracat operasyonlarını yavaşlatıyor ve maliyetleri artırıyor. Mikro Dağıtımın Zorlukları KOBİ’ler için kritik öneme sahip mikro dağıtım, ürünlerin son kullanıcıya hızlı ulaşmasını sağlarken; düşük hacimli gönderimler, yüksek maliyetler ve dalgalanan talep, süreçleri zorlaştırıyor. Son Mil Lojistiği Teslimatın son halkası olan “son mil”, müşteri memnuniyetini doğrudan etkiliyor. Gecikmeler ve planlama sorunları, işletmelerin itibarını zedeleyebiliyor. İzlenebilirlik ve Şeffaflık Paketlerin anlık takibi, hem müşteriler hem de tedarikçiler için kritik önemde. Ancak veri uyumsuzlukları ve sistem eksiklikleri, şeffaflığı ve güveni olumsuz etkileyebiliyor. Yeşil Lojistik ve Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Çevresel duyarlılık, lojistik sektöründe öncelikli hale geliyor. Şirketler, karbon ayak izini azaltmayı hedefleyen stratejiler geliştiriyor: Karbon Yönetimi: Yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş ve elektrikli araç kullanımı artıyor. Geri Dönüşüm: Atık azaltımı ve geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımı, sürdürülebilir tedarik zincirinin temelini oluşturuyor. Dijital Çözümler: IoT, veri analitiği ve blok zinciri uygulamaları, süreçlerin daha verimli ve çevre dostu hale gelmesini sağlıyor. İnovatif Projeler ve Dijitalleşme Lojistik sektörü, teknoloji odaklı çözümlerle yeniden şekilleniyor: Otonom Araçlar ve Drone’lar: Teslimat hızını artırıyor, maliyetleri düşürüyor. Blockchain: Tedarik zincirinde şeffaflığı artırarak güveni güçlendiriyor. Akıllı Depolar: Robotik sistemler ve otomasyon, envanter yönetiminde hataları minimuma indiriyor. Konteyner Piyasası ve Global Navlun Analizi Konteyner piyasası ve global navlun pazarındaki gelişmeler, lojistik sektörünü doğrudan etkiliyor: Tedarik Zinciri Krizi: Pandemi sonrası talep artışı ve kapasite sıkıntısı, fiyatları yükseltti. Maliyet Artışları: Konteyner fiyatlarındaki yükseliş, alternatif taşıma yöntemlerine yönelimi artırıyor. Çevresel Düzenlemeler: Karbon emisyonu odaklı yeni regülasyonlar, gemi işletmecilerine ek yükümlülükler getiriyor. Veri Analizi: Dijitalleşme, piyasa öngörülerini güçlendirerek firmalara stratejik avantaj sağlıyor. Kendime aldığım notları severek okuduğumuz Container Dergisi okuyucuları ile paylaşmak istedim. Dilerim faydalı olur, eklemeleriniz mutlaka olacaktır, arzu eder vaktiniz olursa İzmir Lojistik Fuarı’nda kahve içmeye bekleriz ☕
Devamını Oku