Yeditepe Taşımacılık A.Ş
Yeditepe Taşımacılık A.Ş, Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini icra eden T. Alp TUĞHAN tarafından İzmir’de 2005 yılında kuruldu.
Lojistik hizmet sektörünün öncü kurumlarından IATA, UTIKAD üyeliğinin yanında WCA’nın (WCA Perishables Network, WCA Pharma, WCA Dangerous Goods) üyesi olarak uluslararası network ağını genişletti. ISO 9001, ISO 27001, Canlı Hayvanlar (Live Animals), Tehlikeli Maddeler (Dangerous Goods), Savunma Sanayi (Defence Industry), Medikal (GDP) gibi sertifikalar ile uzmanlık alanlarını belgelendirdi.
Yeditepe Tanıtım Videosu 2021
HİZMETLERİMİZ
Tüm lojistik ihtiyaçlarınız için bütünsel çözümler
BASINDA BİZ
Firmamız hakkında en güncel haber ve duyurular
SEVİMLİ LORD POM PON'U AİLESİNE KAVUŞTURDUK.
Devamını Oku
TİVE TAKİP CİHAZLARINI KULLANMAYA BAŞLAYAN YEDİTEPE VERİMİ YÜKSELTTİ.
Hava kargo sektörünün öncü firmalarından Yeditepe Taşımacılık, butik hizmetlerini dijital yatırımlarla besliyor. Müşterilerine daha verimli ve güvenli hizmet sunma hedefiyle Tive takip cihazlarına yatırım yaptıklarını belirten Yeditepe Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı Alp Tuğhan, bu yatırımın meyvelerini şimdiden toplamaya başladıklarını söyledi. 2004 yılında Alp Tuğhan’ın kurduğu Yeditepe Taşımacılık, IATA Türkiye sıralamasında 6 yıldır Ege’de 1., Türkiye’de ise 6. büyük hava kargo acentesi. Hava kargo taşımacılığı ile başlayan hizmetlerini denizyolu, fuar, etkinlik ve kurye servisleri ile genişleten şirket; İzmir, İstanbul, Ankara, Konya ve Bodrum’da kendi ofisleriyle hizmet veriyor. Sektörde butik hizmetleriyle öne çıkan Yeditepe Taşımacılık, özellikle dijitalleşmeye ciddi yatırımlar yapıyor. “Bizim için müşteri memnuniyeti her zaman ön plandadır” diyen Yeditepe Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı Alp Tuğhan, bu kapsamda tedarik zincirinde tam görünürlük sağlayan Tive takip cihazı ürünlerine yatırım yapma kararı aldıklarını söyledi. Tuğhan, “Tive ürünlerini kullanmaya başladığımızdan beri müşterilerimizden gerçekten pozitif geri dönüşler almaya başladık. Ürün ambar girişlerinin sonrasında, varış limanına ulaşana kadar sağlıklı takip yapmak bizim için çok önemli” dedi. Tive ürünlerine yatırım yapmaya nasıl karar verdiniz? Lojistik sektöründe yakaladığımız başarılarda bizi ön plana çıkaran en büyük konu; uzman ekip ile ürünlerin fabrikadan çıktıktan sonra, teslim edilecek noktaya kadar sorumluluğunu üstlenmemizdir. Bizler ihracat ve ithalat yapan her bir firmanın bu yükü emeklerle yol aldığını biliyoruz. Bu kapsamda lojistik sürecinde yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluğun nedenlerini belirlemek için yapmış olduğumuz çalışmaların neticesinde bizi daha dijital bir veri ile destekleyecek bir yatırıma yöneldik ve Tive’ye yatırım yapma kararı aldık. Aldığımız geri dönüşler doğrultusunda doğru bir yatırım yaptığımız için mutluyuz. Daha önce benzer takip cihazları kullandınız mı? Kullandığınız ürünlerle kıyasladığınızda Tive’nin size ve müşterilerinize sağladığı avantajlar nelerdir? Daha önce datalogger’lar ile işimizi görmeye çalışıyorduk. Ancak çevrimdışı bilgiler bir noktada yetersiz kalmaya başladı. Bu yüzden çevrimiçi bir ürün arayışına girdik. Artık tek bir cihaz ile konum bilgisi dışında; ısı, nem, ışık, şok, darbe vb. bilgileri alabiliyoruz. Çevrimiçi çalışıyor olmasından dolayı anlık olarak gönderimize ait bilgilere ulaşabiliyoruz. Tüm topladığımız bilgileri müşterilerimizle paylaşıyoruz ve bu sayede müşteri aramalarını ve mail trafiğini minimuma indirebiliyoruz. İstediğimiz zaman gönderilerimize ait raporlara erişebiliyoruz ve bu raporları hazırlamak sadece 1.5 dakikamızı alıyor. Hem zamandan hem de iş yükünden tasarruf ediyoruz. Ayrıca kullandığımız tedarik yolunun performansını da kolaylıkla ölçüp en iyi servisi vermek için doğru adımlar atabiliyoruz. Teslimat noktalarımıza coğrafi çitler çizerek, gönderimiz bu alana vardığında otomatik olarak bilgilendirme alabiliyoruz. Bu sayede sürekli olarak gönderileri sistemden takip etmemiz gerekmiyor. Düşünün ihracatçı firma alıcısı herhangi bir yeri aramak zorunda kalmadan teslimat hazırlıklarını hızlıca tamamlayabiliyor. Tive sistemi otomatik olarak bizi bilgilendiriyor. Bu sayede müşteri memnuniyetini %100 artırıyoruz. Tive ürünlerini en çok hangi taşımalarda kullanıyorsunuz? Bu ürünleri soğuk zincir taşımalarında çok başarılı olduğunu zaten biliyoruz. Bu konuda hem bize hem müşterilerimize kesintisiz bilgi aktarımı sağlıyor. Taşıma esnasında sıcaklıkta oluşan ufak bir değişimden bile anında haberimiz oluyor ki bu çok büyük bir avantaj. Ayrıca maliyeti yüksek olan gönderilerde de sürekli kullanmaya çalışıyoruz. Taşıma esnasında oluşabilecek herhangi bir probleme karşı Tive’dan aldığımız veriler çok kıymetli. Güvenlik açısından baktığımızda yüklediğimiz konteynerin yüklemeden sonra nerede kontrol edildiğini rahatlıkla görebiliyoruz. Bunun yanı sıra taşıma esnasında oluşabilecek tüm darbe/hasar bilgilerini de uyarı olarak alabiliyor olmak gerçekten güzel bir özellik. Tive ürünleri ile dünyanın çeşitli noktalarına sevkiyatlar yapıyoruz. Gönderilerimizin hangi noktada ne kadar beklediğini anlık olarak görüntüleyebiliyoruz. Tabii bunun yanında tüm demoraj maliyetlerimizi de aşağıya çekiyoruz. Tive ürünlerini kullanmanızın müşteri memnuniyetine yansımasına dair verebileceğiniz örnek var mı? Öncelikle artık hizmet verdiğimiz firmalar ile daha kaliteli zaman geçiriyoruz. Müşterilerimiz ihtiyaç duydukları bilgilere online olarak sistemimizden erişebiliyorlar, istedikleri zaman bilgi akışı alabiliyorlar. Firmalar gözünde daha güvenilir ve üst kalitede servis verdiğimiz görülmektedir. Tive’in test aşamasında kullandığımız müşterilerimiz şu an bu üründen vazgeçmek istemiyorlar. İçinden geçtiğimiz bu zorlu süreçte, bilgi akışlarının ve geri dönüşlerin hızlı, anlık olması oldukça önem kazanmıştır. Bu nedenle Tive takip cihazları gibi lojistik sektöründe her alanda dijitalleşmenin işin bir parçası olacağını, bilgilere her saniye ulaşımın devam etmesi gerektiğini düşünüyorum.
Devamını OkuSu ürünlerindeki lojistik avantajımızı kaybetme tehlikesi yaşıyoruz
Yeditepe Taşımacılık, IDEF 2023’te Savunma Sanayi Lojistiğindeki Yetkinliğini Sergiledi DEF 2023 Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’na üçüncü kez katılan Yeditepe Taşımacılık, fuar süresince savunma sanayine yönelik lojistik hizmetlerini tanıtma fırsatı buldu. Yeditepe Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı Alp Tuğhan, fuar kapsamında yaptığı değerlendirmelerde savunma sanayi lojistiği kadar, su ürünleri pazarında artan lojistik maliyetlerin yarattığı risklere de dikkat çekti. Savunma Sanayinde Üretime Yeni Firmalar Ekleniyor Bu yıl 16’ncısı düzenlenen IDEF 2023 Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı, Milli Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın yönetim ve sorumluluğunda gerçekleştirildi. Fuara üçüncü kez katılan Yeditepe Taşımacılık, standında savunma sanayine yönelik özel lojistik çözümlerini ziyaretçilere tanıttı. Fuarın her geçen yıl daha geniş katılımla gerçekleştiğini belirten Alp Tuğhan, bu artışta Türkiye’nin savunma sanayindeki üretim gücünün büyümesinin önemli rol oynadığını ifade etti. KOBİ’lerin de yivli tüfek ve tabanca üretimine yöneldiğini vurgulayan Tuğhan, bu ürünlerin yaklaşık yüzde 90’ının ihraç edildiğini ve bunun ülke ekonomisine ciddi katkı sağladığını dile getirdi. Savunma Sanayi Lojistiğinde Deneyim ve Yetkinlik Savunma sanayi lojistiğinin son derece özel ve hassas bir alan olduğuna dikkat çeken Alp Tuğhan, Yeditepe Taşımacılık’ın bu alanda güçlü bir deneyime sahip olduğunu belirtti. “Uluslararası taşımalarda güvenliği sağlamak adına Paralı Asker Sertifikası (PMC) sahibiyiz. Bu sertifika sayesinde silahlı muhafız ve silahlı eskort hizmeti verebiliyoruz. Bünyemizde emekli SAT ve komando personellerimiz bulunuyor. Ayrıca İzmir Valiliği onaylı Yeditepe Güvenlik firmamız ile entegre çalışıyoruz,” diyen Tuğhan, savunma sanayi lojistiğinde yüksek güvenlik standartlarıyla hizmet verdiklerini ifade etti. Su Ürünleri Pazarını Kaybetmemek İçin Ortak Sorumluluk Çağrısı Su ürünleri lojistiğine de değinen Alp Tuğhan, Türkiye’nin bu alanda önemli bir pazar payı riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. “Türkiye, bir dönem su ürünleri pazarını Yunanistan’ın elinden almıştı. Ancak son dönemde Yunanistan, özellikle hava kargo navlunlarında daha düşük maliyetlerle taşıma yapabiliyor. Bu pazarı yeniden kazanmak istiyorlar. Şu anda üreticiler bu maliyet farkını karşılamaya çalışıyor. Üreticisiyle, lojistikçisiyle, operatörüyle herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Nihayetinde Türkiye’deki üretim ve ihracatın desteklenmesi hepimizin ortak sorumluluğu,” şeklinde konuştu.
Devamını OkuYEŞİL LOJİSTİKÇİLER - LOJİSTİĞİN GELECEĞİ İNOVASYONA ÖNEM VERMEKTEN GEÇİYOR.
LOJİSTİĞİN GELECEĞİ İNOVASYONA ÖNEM VERMEKTEN GEÇİYOR Pegasus Kargo’nun bu yıl 6’ncısını düzenlediği “Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Konferansı”, Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Çakabey Denizfeneri Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Konferansın moderatörlüğünü Doç. Dr. Gül Denktaş Şakar üstlendi. Konferansın 2. oturumunda; Qatar Havayolları Kargo Müdürü ve ACC Başkanı Serkan Demirkan, Yeditepe Taşımacılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Alp Tuğhan, Reibel Taşımacılık Genel Müdürü Arif Badur, Pegasus Havayolları Operasyon Kontrol Merkezi (OCC) Müdürü Ümit Kula, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Kargo Operasyon ve Pazarlama Müdürü Harun Ay birer sunum gerçekleştirdi. SERKAN DEMİRKAN: “QATAR HAVAYOLLARI EN HIZLI BÜYÜYEN HAVAYOLLARINDAN BİRİ” Oturumun ilk konuşmasını Qatar Havayolları Kargo Müdürü ve ACC Başkanı Serkan Demirkan yaptı. Qatar Havayolları’nın dünyanın en hızlı büyüyen havayollarından biri olduğunu belirten Demirkan, konuşmasında ACC hakkında da katılımcılara bilgi verdi. ALP TUĞHAN: “ŞİRKET OLARAK İNOVASYONA ÇOK ÖNEM VERİYORUZ” Yeditepe Taşımacılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Alp Tuğhan, Yeditepe Taşımacılık hakkında katılımcılara bilgi verdi. Gençlere hitap eden, dinamik bir firma olduklarını belirten Tuğhan, şirketin 2005 yılında iki kişiyle kurulduğunu söyledi. Öncelikle gençlerle çalışmaya özen gösterdiklerini ifade eden Tuğhan, şirket olarak inovasyona büyük önem verdiklerini vurguladı. Yeditepe Taşımacılık’ın özellikle bozulabilir kargo taşımacılığı ve savunma sanayi taşımacılığı alanlarında uzman olduğunu anlatan Tuğhan, şirketin iş hacminin yüzde 90’ının hava taşımacılığından oluştuğunu belirtti. Havayolu taşımacılığının ana iş kollarını oluşturduğunu ifade eden Tuğhan, son üç yılda birçok önemli ödül aldıklarını da sözlerine ekledi. ARİF BADUR: “KAMYONLAR OLMASA NE OLURDU?” Reibel Taşımacılık Genel Müdürü Arif Badur, lojistiğin hayati önemine dikkat çektiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Kamyonlar olmasaydı ne olurdu? Bir araştırmaya göre; birinci gün süt ve ekmek tükeniyor, hastanelerde temiz çamaşır kalmıyor. İkinci gün eczaneler kapanma tehlikesi yaşıyor, raflarda taze ürün kalmıyor. Üçüncü gün raflarda süt ve yumurta kalmayacak, okullarda gıda bitecek, yakıt sıkıntısı çekilecek. Dördüncü gün gıda sıkıntısı başlayacak, sokaklarda çöp yığınları oluşacak. Beşinci gün okullarda yemek verilmeyecek, endüstriyel üretim tamamen duracak, oteller ve restoranlar kapanacak, içme suyu bitecek.” Badur ayrıca lojistik eğitimi alan öğrencilerin, mezun olmadan önce çalışmak istedikleri alanlara yönelik gerekli sertifikalara sahip olmalarının önemine dikkat çekti ve sektörün hazır çalışana büyük ihtiyaç duyduğunu vurguladı. ÜMİT KULA: “GÜNDE YAKLAŞIK 500 UÇUŞUN OPERASYONUNU PLANLIYORUZ” Pegasus Havayolları Operasyon Kontrol Merkezi (OCC) Müdürü Ümit Kula, kargonun havacılık sektöründe çok ciddi bir oyuncu olduğunu belirtti. Pegasus Havayolları’nın 77 uçağa ve 100’ün üzerinde destinasyona sahip olduğunu söyleyen Kula, “Günde yaklaşık 500 uçuşun operasyonunu planlıyoruz. Görevimiz, Pegasus Havayolları’nın tüm filosu ve planlanmış tarifesinin operasyonunu yapmak ve bu uçuşların takibini sağlamak” dedi. Uçuş planlamasının, her bir uçuşun ilgili ülke otoriteleri ve emniyet kurallarına uygun şekilde yapılması anlamına geldiğini belirten Kula, bu süreçte çok ciddi yazılımlar kullandıklarını ve tüm kontrollerin dijital olarak gerçekleştirildiğini ifade etti. HARUN AY: “2006’DA 3–3,5 MİLYON, BUGÜN 30 MİLYON YOLCUYA HİZMET VERİYORUZ” İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Kargo Operasyon ve Pazarlama Müdürü Harun Ay, oturumda yaptığı sunumda havalimanının gelişim sürecine değindi. 2008 yılından bu yana hem yolcu hem de kargo tarafında önemli gelişmeler yaşandığını belirten Ay, bu büyümede Pegasus Havayolları’nın büyük katkısı olduğunu vurguladı. 2016 yılı için yaklaşık 29 milyon yolcu hedeflediklerini aktaran Ay, daha iyi hizmet verebilmek adına ikinci pistin ihalesinin yapıldığını ve inşaatının devam ettiğini söyledi. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nı İstanbul’un ikinci havalimanı olarak değil, Anadolu Yakası’nın birinci havalimanı olarak gördüklerini ifade eden Ay, havalimanının 12 milyonluk bir nüfusa hitap ettiğini belirtti. “2006 yılında 3–3,5 milyon yolcuya hitap ederken, bugün 30 milyona yakın yolcuya hizmet veriyoruz.”
Devamını Oku