Yeditepe Taşımacılık A.Ş
Yeditepe Taşımacılık A.Ş, Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini icra eden T. Alp TUĞHAN tarafından İzmir’de 2005 yılında kuruldu.
Lojistik hizmet sektörünün öncü kurumlarından IATA, UTIKAD üyeliğinin yanında WCA’nın (WCA Perishables Network, WCA Pharma, WCA Dangerous Goods) üyesi olarak uluslararası network ağını genişletti. ISO 9001, ISO 27001, Canlı Hayvanlar (Live Animals), Tehlikeli Maddeler (Dangerous Goods), Savunma Sanayi (Defence Industry), Medikal (GDP) gibi sertifikalar ile uzmanlık alanlarını belgelendirdi.
Yeditepe Tanıtım Videosu 2021
HİZMETLERİMİZ
Tüm lojistik ihtiyaçlarınız için bütünsel çözümler
BASINDA BİZ
Firmamız hakkında en güncel haber ve duyurular
EGE BASIN GRUBU - TÜRK FİRMALARI LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE AVANTAJLAR SUNUYOR.
Türk firmaları, lojistik sektöründe avantajlar sunuyor Havayolu ve deniz taşımacılığı ile tüm dünyaya hizmet verdiklerini belirten Yeditepe Kargo Kurucusu ve Genel Müdürü Alp Tuğhan, Türkiye’nin lojistikte jeopolitik olarak önemli avantaja sahip olduğunu söyledi. Havayolu taşımacılığının özellikle denizaşırı ülkelerde zaman ve hız konusunda önemli avantajlar sunduğunu kaydeden Alp Tuğhan, gemi ile birkaç ayda gidebilecek bir ürünün havayolu ile bir iki gün içerisinde teslim edilebildiğine dikkat çekti. Tuğhan, şöyle devam etti: “Zamanla yarıştığımız bu dönemde artık hız ve izlenebilirlik konusu önem taşıyor. Bu nedenle Yeditepe Kargo olarak kendimize ait bir yazılım gerçekleştirdik. Telefona gönderilecek pop mesajlarıyla kargonuzun nerede olduğunu, konumunu ayrıca rötar var mı gibi bilgileri fotoğraflarla takip edebileceksiniz. Uluslararası bir takip cihazı bu sisteme entegre edilecek. Yeditepe Kargo müşterilerine ücretsiz olarak sunulacak. iOS ve Android telefonlarda kullanılabilecek. Nisan ayı sonunda kullanıma sunmayı düşünüyoruz.” Yeditepe Kargo olarak pandemi sürecini iyi yönettik Yeditepe Kargo olarak pandemiden çok etkilenmediklerini çünkü bu konuda bir ilke imza atarak ihracat ürünlerinin dezenfektasyonunu gerçekleştirdiklerini dile getiren Yeditepe Kargo Kurucusu ve Genel Müdürü Alp Tuğhan, “Bu salgın ilk başladığı zaman gerekli tedbirleri alarak krizi doğru şekilde yönetmeyi başardık. Belki de dünyada ilk olarak ihracat ürünlerinin dezenfektasyonunu gerçekleştirdik, bir sertifika ile güvenli olduğunu da kayıt altına aldık. Böylelikle sirkülasyonu da tekrar kontrol altına almış olduk” dedi. Türk firmaları avantaj sunuyor Türk firmaları olarak lojistik sektörü için önemli avantaj sunduklarını söyleyen Alp Tuğhan, “Uluslararası firmalar gerçekleştirdikleri satın almalarla yerel markaları bünyesine katarak ederek bir anlamda sektörü yönlendiriyor. Böylece piyasada tekel haline gelerek istedikleri fiyatlarla müşterileri yönlendirebiliyorlar. Bu durum hem piyasayı daraltıyor hem de rekabet şansını azaltıyor. İhracatçı firmaların yerli sermayeye sahip ve ülke adına katma değer sağlayan Türk firmalarını tercih etmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de dış ticaret olan her yere servisimiz var. Gençlere istihdam sağlıyoruz. Ülkemizin parasının da ülkemizde kalması için çalışıyoruz. Geçtiğimiz yıl Türkiye’nin ticaret hacmi 14,5 milyar dolar civarındaydı. Bu rakamın yalnızca 4 milyar dolarlık kısmını İran ile gerçekleştirdik. Sermayesi yurt dışı kaynaklı olan ve Türkiye’de hizmet veren bazı uluslararası firmalar, kendi ülkelerindeki ambargolar nedeniyle İran’a direkt mal gönderemedikleri için bizi Türk firmaları gerçekleştiriyor. Buradan da ülke ihracatı için yerli markaların önemi bir kere daha ortaya konmuş oluyor.” “Taşımacılık konusunda büyük havayolu firmalarıyla iş birliği içindeyiz” Yeditepe Kargo olarak 2005 yılından beri kurumsal firmalara çözüm ortaklığı sunduklarını da kaydeden Genel Müdür Alp Tuğhan, son olarak sözlerine şöyle devam etti: “İzmir’de 3, İstanbul’da 3, Ankara, Konya ve Bodrum havalimanlarında birer ofisimiz bulunuyor. Yurt dışında da ortak hizmet ürettiğimiz temsilciliklerimiz var. Ağırlıklı olarak bozulabilir gıda ve canlı hayvan taşımacılığı alanında hizmet veriyoruz. Canlı ve donmuş balık taşımacılığı konusunda uzmanlaştık. Bünyemizde iki adet su ürünleri mühendisi çalışıyor. Üretim tesisinden son noktaya kadar kontrollü şekilde teslimat gerçekleştiriyoruz. Bunun yanı sıra ülkemizin savunma sanayisinin dünya dağıtımı konusunda da önemli çözümler sunuyoruz. Güvenlik departmanımız da bu konuda çözümler sunuyor. Bununla birlikte paralı askerlik (PMC) sertifikası olan Türkiye’deki tek acenteyiz. Hizmet verdiğimiz noktalar çok geniş olmakla birlikte hava ve deniz yolunu daha çok tercih eden Amerika ve Orta Doğu ülkelerine hizmet veriyoruz. Taşımacılık konusunda büyük havayolu firmalarıyla iş birliği içindeyiz. Toplam 80 personele hizmet veriyoruz. Taşeronlarla birlikte bu sayı 250’ye ulaşıyor. Her geçen yıl sektörde büyümeyi sürdürüyoruz.” (Ege Basın Grubu)
Devamını OkuE-İhracat ve Mikro Dağıtım Süreçlerinde Güncel Lojistik Sorunlar
E-İHRACAT VE MİKRO DAĞITIM SÜREÇLERİNDE GÜNCEL LOJİSTİK SORUNLAR E-ihracat, dünya ticaretinin en hızlı büyüyen kanalı. Ancak bu büyüme, gümrüklerden son mile kadar pek çok alanda lojistik sektörünü zorlu bir sınava sokuyor. Farklı ülkelerin regülasyonları şirketleri karmaşık prosedürlere boğarken, mikro dağıtım düşük hacimli gönderilerde maliyetleri artırıyor. Teslimattaki en küçük aksaklık müşteri güvenini sarsıyor; izlenebilirlik ise hâlâ birçok firma için eksik bir alan. Bu tabloyu dönüştüren üç ana dinamik öne çıkıyor: yeşil lojistik, teknoloji ve küresel navlun dengeleri. Düşük emisyonlu araçlar, geri dönüştürülebilir ambalajlar ve karbon ayak izi yönetimi artık maliyet kalemi değil, rekabet avantajı. Otonom araçlar, drone’lar ve akıllı depolar lojistiği hız ve verimlilikte yeni bir seviyeye taşıyor. Blockchain ise tedarik zincirinde şeffaflığı yeniden tanımlıyor. Pandemiyle birlikte navlun fiyatları ve konteyner krizleri sektörü en sert biçimde sınadı. Küresel dengesizlikler maliyetleri artırırken, çevresel düzenlemeler de taşımacılığın geleceğini şekillendiren yeni zorunluluklar getirdi. Bugün veri, şirketlerin değişken piyasa koşullarına uyum sağlamasında en kritik sermaye haline gelmiş durumda. Özetle E-ihracat ve mikro dağıtımda her zorluk, aslında sektörün geleceğini yeniden yazıyor. Bu yeni dönemin kazananları; dijitalleşmeyi benimseyen, çevreye duyarlı ve müşteri odaklı şirketler olacak. Geleceğin lojistiği; hız, teknoloji ve sürdürülebilirliği aynı potada eritebilenlerin eseri olacak. Kendime Kısa Notlar… Gümrük ve Regülasyonlar Ülkeler arasındaki farklı gümrük prosedürleri, firmalar için karmaşık süreçler oluşturuyor. Değişken vergi oranları, ihraç kotaları ve bürokratik engeller, ihracat operasyonlarını yavaşlatıyor ve maliyetleri artırıyor. Mikro Dağıtımın Zorlukları KOBİ’ler için kritik öneme sahip mikro dağıtım, ürünlerin son kullanıcıya hızlı ulaşmasını sağlarken; düşük hacimli gönderimler, yüksek maliyetler ve dalgalanan talep, süreçleri zorlaştırıyor. Son Mil Lojistiği Teslimatın son halkası olan “son mil”, müşteri memnuniyetini doğrudan etkiliyor. Gecikmeler ve planlama sorunları, işletmelerin itibarını zedeleyebiliyor. İzlenebilirlik ve Şeffaflık Paketlerin anlık takibi, hem müşteriler hem de tedarikçiler için kritik önemde. Ancak veri uyumsuzlukları ve sistem eksiklikleri, şeffaflığı ve güveni olumsuz etkileyebiliyor. Yeşil Lojistik ve Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Çevresel duyarlılık, lojistik sektöründe öncelikli hale geliyor. Şirketler, karbon ayak izini azaltmayı hedefleyen stratejiler geliştiriyor: Karbon Yönetimi: Yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş ve elektrikli araç kullanımı artıyor. Geri Dönüşüm: Atık azaltımı ve geri dönüştürülebilir malzemelerin kullanımı, sürdürülebilir tedarik zincirinin temelini oluşturuyor. Dijital Çözümler: IoT, veri analitiği ve blok zinciri uygulamaları, süreçlerin daha verimli ve çevre dostu hale gelmesini sağlıyor. İnovatif Projeler ve Dijitalleşme Lojistik sektörü, teknoloji odaklı çözümlerle yeniden şekilleniyor: Otonom Araçlar ve Drone’lar: Teslimat hızını artırıyor, maliyetleri düşürüyor. Blockchain: Tedarik zincirinde şeffaflığı artırarak güveni güçlendiriyor. Akıllı Depolar: Robotik sistemler ve otomasyon, envanter yönetiminde hataları minimuma indiriyor. Konteyner Piyasası ve Global Navlun Analizi Konteyner piyasası ve global navlun pazarındaki gelişmeler, lojistik sektörünü doğrudan etkiliyor: Tedarik Zinciri Krizi: Pandemi sonrası talep artışı ve kapasite sıkıntısı, fiyatları yükseltti. Maliyet Artışları: Konteyner fiyatlarındaki yükseliş, alternatif taşıma yöntemlerine yönelimi artırıyor. Çevresel Düzenlemeler: Karbon emisyonu odaklı yeni regülasyonlar, gemi işletmecilerine ek yükümlülükler getiriyor. Veri Analizi: Dijitalleşme, piyasa öngörülerini güçlendirerek firmalara stratejik avantaj sağlıyor. Kendime aldığım notları severek okuduğumuz Container Dergisi okuyucuları ile paylaşmak istedim. Dilerim faydalı olur, eklemeleriniz mutlaka olacaktır, arzu eder vaktiniz olursa İzmir Lojistik Fuarı’nda kahve içmeye bekleriz ☕
Devamını OkuMEDYA TRANS - YEDİTEPE DÜNYA DEVLERİ ARASINDA
Yeditepe, dünya devleri arasında Pandemi döneminde büyük yara alan hava kargo pazarında müşterilerine sundukları yenilikçi çözümlerle büyümeyi başaran Yeditepe, IATA sıralamasında Ege’nin ve Ankara’nın birinci, Türkiye’nin de üçüncü büyük hava kargo acentesi olarak devler arasında yerini aldı. 2020 yılında 290 milyon TL ciro ile kapattıkları bilgisini veren Yeditepe Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı Alp Tuğhan, başarının arkasında yatan etkenleri şöyle açıkladı: “Dünyada ilk defa ürünleri dezenfekte ettik ve bunu sertifikalandırarak müşterimize ücretsiz olarak sunduk. Uçakların yolcu kabininde yük taşıyarak havayolu operatörleriyle maliyetleri olabildiğince aşağı çektik. Konteyner krizi baş gösterince müşterilere hava kargo alternatifini sunduk.”
Devamını Oku2014 THY EGE BÖLGE BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ
Türk Hava Yolları'nın (THY) 2014 yılı Ege Bölge en yüksek işlem hacmine sahip acentalar için düzenlediği ödül töreninde Yeditepe Taşımacılık olarak birincilik ödülüne layık görülmüştür.
Devamını Oku